Ertuğrul Doğan’a ait Kırşehir’deki maden sahaları dikkat çekiyor
Kırşehir’de madencilik faaliyetlerine ilişkin ruhsat yoğunluğu her geçen gün daha fazla tartışma konusu olurken, kent genelindeki maden sahalarının büyüklüğü ve çevresel etkileri kamuoyunda endişe yaratıyor.
Edinilen bilgilere göre Kırşehir’de madencilik faaliyeti gösteren şirket sayısı 75’e ulaşırken, ruhsat sahibi şahıs sayısı 10 olarak kayıtlara geçti. Kent genelindeki toplam maden ruhsatı sayısının 180 olduğu, bu ruhsatların 126’sının ise çevresel etkileri bakımından hassasiyetle değerlendirilmesi gereken 4. Grup madenler kapsamında yer aldığı belirtildi. Kırşehir’de 4. Grup madencilik faaliyetiyle uğraşan şirket sayısı ise 47 olarak ifade ediliyor.
Söz konusu şirketlerin birçoğunun farklı holdinglerle bağlantılı olması, Kırşehir’in yer altı kaynakları üzerinde büyük sermaye gruplarının etkisini yeniden gündeme taşıdı. Bu şirketlerden biri de Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’ın sahibi olduğu Doğan Yatırım Holding’e bağlı Madenci Baba A.Ş. oldu.
Madenci Baba A.Ş.’ye ait Kırşehir’de toplam 5 maden sahası bulunduğu öğrenildi. Bu sahalardan biri Çiçekdağı ilçesine bağlı Boğazevci Köyü ile Kaleevci ve Akçakent’e bağlı Ömeruşağı köyleri sınırlarında yer alıyor. Söz konusu ruhsat sahasının büyüklüğünün 1672,03 hektar olduğu belirtiliyor.
Aynı holdinge bağlı şirkete ait 3 ayrı ruhsat sahasının ise Akpınar ve Kaman sınırları içerisinde bulunduğu, birbirine komşu konumdaki bu sahaların toplam büyüklüğünün 2 bin 805,74 hektara ulaştığı kaydedildi.
Şirkete ait bir diğer maden sahasının da Kırşehir merkeze bağlı Sevdiğin Köyü yakınlarında olduğu ve bu alanın büyüklüğünün 1676,27 hektar olduğu bildirildi.
Böylece Madenci Baba A.Ş.’ye ait Kırşehir’deki 5 ruhsat sahasının toplam büyüklüğü 6 bin 154 hektara ulaşıyor. Bu büyüklük, yaklaşık 8 bin 164 futbol sahasına karşılık geliyor.
Tamamı 4. Grup madenler kapsamında yer alan bu sahalar, çevresel etkileri bakımından dikkatle değerlendirilmesi gereken alanlar arasında bulunuyor. 4. Grup maden faaliyetleri; geniş arazi kullanımı, patlatmalı üretim ihtimali, yer altı ve yüzey sularına olası etkiler, tarım ve mera alanları üzerindeki baskı, toz emisyonu ve ekosistem tahribatı gibi riskler nedeniyle çevre örgütleri ve yöre halkı tarafından yakından takip ediliyor.
Kırşehir’in tarım, hayvancılık, mera ve su varlıkları açısından hassas bir coğrafyada yer aldığı düşünüldüğünde, bu ölçekteki maden ruhsatlarının yalnızca ekonomik değil; çevresel, sosyal ve kamusal yarar boyutlarıyla da ele alınması gerektiği vurgulanıyor.
Kentte artan ruhsat yoğunluğu, “Kırşehir’in geleceği maden sahalarıyla mı, yoksa tarım, hayvancılık, su kaynakları ve doğal yaşamla mı şekillenecek?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Uzmanlar ve çevre duyarlılığı taşıyan kesimler, bu tür projelerde şeffaflık, bilimsel etki analizi, halkın bilgilendirilmesi ve yerel iradenin sürece etkin katılımının zorunlu olduğunu belirtiyor. Kırşehir’de binlerce hektarlık alanı kapsayan maden ruhsatlarının, yalnızca şirketlerin yatırım planları üzerinden değil, kentin doğal varlıkları ve gelecek kuşakların yaşam hakkı üzerinden de tartışılması gerektiği ifade ediliyor.